

Hidrosefali Cerrahisi
Hidrosefali, beyin içerisinde aşırı miktarda sıvı bulunmasıdır ve ameliyat ile tedavi edilebilmektedir. Hidrosefali doğuştan yani konjenital olabildiği gibi sonradan da meydana gelebilmektedir. İki farklı hidrosefali ameliyatı bulunmaktadır. Bunlar şant yerleştirme ve endoskopik yöntemdir. Endoskopik yöntem aquoduktoplasti ya da endoskopik üçüncü ventrikülostomi olarak da adlandırılmaktadır.
Şant Yöntemi
Hidrosefali rahatsızlığında en yaygın tercih edilen tedavi yöntemi ameliyatla şant adı verilen tıbbi cihazın yerleştirilmesidir. Şant en basit haliyle katater adı verilen esnek bir tüptür. Bu tüp beyinde serebrospinal sıvının üretildiği yere yerleştirilmektedir. Bu bölüm aynı zamanda lateral ventrikül olarak da bilinilir.
Tüp cilt altından vücudun başka bir bölümüne uzatılmaktadır. Bu bölüm genellikle karın boşluğu ya da kalptir. Aşırı miktarda üretilen serebrospinal sıvı şant aracılığıyla vücudun başka yerine iletilir ve burada vücut tarafından doğal bir şekilde emilir. Beyinde oluşan fazla sıvı şant ile vücudun farklı bir noktasına iletilerek beyinde neden olduğu baskı hafifletilir.
Şant üç ana parçadan oluşmaktadır. Lateral ventrikülden fazla miktardaki serebrospinal sıvıyı alan giriş bölümü parçalardan bir tanesidir. Bu tüp kafatasına açılan bir delikten beyne yerleştirilmektedir. Valf mekanizması da bir diğer parçadır. Bu mekanizma şant ile emilecek sıvı miktarını kontrol ederek kafa içi basıncı düzenler. Mekanizma katatere bağlanır ve cilt ile kafatası arasına yerleştirilir.
Genellikle kafanın arka üst kısmı ya da kulağın arkası tercih edilmektedir. Valf belirli bir basınç aralığı altında çalışır. Günümüzde birçok valf ve şant üreticisi bulunmaktadır. Şantın son parçası ise çıkış kısmıdır. Cilt altından valf mekanizmasına bağlanır ve buradan karın boşluğuna, kalbe ya da uygun başka bir bölüme ulaştırılır. Beyinde üretilen aşırı sıvı çıkış bölümüne gelerek vücut tarafından emileceği yere akar.
Şant Türleri Nelerdir?
Birbirinden farklı şant türleri bulunmaktadır. Hangi türün kullanılacağına genellikle hastalığa bakılarak karar verilmektedir. En yaygın kullanılan dört farklı şant türü bulunmaktadır.
Ventriküloperitoneal (VP) Şant
Ventriküloperitoneal şant serebrospinal sıvıyı ventrikülden sindirim sistemi organlarının bir kısmının yer aldığı karın boşluğuna taşımaktadır. Çıkış kataterinin ucu ince ve kalın bağırsağın yakınlarına yerleştirilir. Buraya akan serebrospinal sıvı tekrardan emilerek kan akışına karışır ve sonuç olarak idrarla dışarı atılır.
Ventriküloatrial (VA) Şant
Ventriküloatrial şant ise serebrospinal sıvıyı ventrikülden kalbin sağ kulakçığına aktarır. Çıkış katateri ensede damar içerisine yerleştirilir ve yavaşça kalbin sağ kulakçığına uzatılır. Aşırı sıvı kalbin sağ kulakçığından kana karışır ve doğal yollarla vücuttan atılır.
Ventriküloplevral (VP) Şant
Ventriküloplevral şant, beyindeki fazla sıvıyı göğüs boşluğuna iletir. Bu bölümde göğüs duvarı (parietal plevral membran) ile akciğer yüzeyi (viseral plevral membran) arasında plevral sıvıya sahiptir. Serebrospinal sıvı burada plevral sıvıya karışır ve doğal yollarla buradan emilerek zamanla vücuttan atılır.
Lumboperitoneal (LP) Şant
Lumboperitoneal şant diğer şantlardan farklıdır. Bu şant beynin içine değil omurgaya, intratekal alana yerleştirilmektedir. Sıvıyı buradan alır ve karın boşluğuna iletir. Lumboperitoneal şant ile fazla serebrospinal sıvının boşaltıldığı yer ventriküloperitoneal şant ile aynıdır. Ancak sıvının alındığı kaynak farklılık göstermektedir.
Endoskopik Üçüncü Ventrikülostomi
Endoskopik üçüncü ventrikülostomi, çocuklarda ya da yetişkinlerde görülen hidrosefali rahatsızlığı için tercih edilen tedavi yöntemlerinden bir tanesidir. Endoskopik yöntemde küçük bir kamera ile beynin içi görüntülenir.
Bu işlemde ventriküllerden birinin alt kısmına ya da ventriküllerin arasında bir delik açılarak fazla sıvının beyinden dışarı akması sağlanmaktadır. Genel anestezi ile yapılan işlem yaklaşık 60 dakika kadar sürmektedir. Hastalar genellikle ertesi gün taburcu edilmektedir. Hastaların bir gece yoğun bakımda kalması gerekmektedir.
Ameliyat sonrasında uyku hali ve kafa karışıklığı, şiddetli baş ağrısı, ayaklarda ve kollarda hissizlik gibi felç benzeri belirtiler, nöbet, ameliyat alanında akıntı gibi komplikasyonları gelişmesi durumunda hastaların acil tıbbi yardım alması gerekmektedir.
Endoskopik üçüncü ventrikülostomi oldukça ciddi bir ameliyattır ve diğer büyük ameliyatlar gibi çeşitli riskler barındırmaktadır. Enfeksiyon, pıhtı formasyonu, hipotalamus, hipofiz bezi ya da forniks gibi çevresel dokularda yaralanma ya da serebrospinal sıvı sızıntısı bu risklerden bazılarıdır.
Ameliyatı gerçekleştiren ekibin deneyimli olması ameliyatın başarı şansını artırırken, komplikasyon oluşma riskini de düşürmektedir. Beyin Cerrahisi İstanbul’da bulunan uzman ekip ile gelişmiş teşhis yöntemleri sonrası kişi özelinde belirlenen tedavi planlamasının sağladığı avantajlardan yararlanabilirsiniz.
